Marifetli Kahvaltı

Pazar sabahı www.10marifet.org sitesinin Edding işbirliği ile organize ettiği kahvaltıya katıldım. İyi ki de gitmişim dedim eve dönerken. Neden mi? Anlatayım. Ama yazıdan önce aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Öncelikle kısacık zamanda 5-6 farklı uygulama yapıp Edding’in çeşit çeşit kalemini deneme şansımız oldu. Kumaş, seramik, cam, teneke, ahşap, kağıt ve taşta içimizden geldiğince boyamalar yaptık. Öncelikle kalemlerle ilgili bilgi vermek ve kendi tecrübemi paylaşayım.

Boyamaya kumaş ile başladık. Amerikan bezinden çantaları Edding Textile kalemleri ile tasarladık. Edding 4500 ve Edding 4600 olmak üzere kalın ve ince iki uç seçeneği var. Renk seçenekleri oldukça fazla. Boya kumaşın arkasına geçmediği için rahatlıkla boyadık. 60°’ye kadar ısıda yıkanabiliyormuş. Ben henüz denemedim ama akacak gibi durmuyor zaten. Tüm renkleri denemek istediğim için bu rengarenk kız çıktı ortaya. 🙂

IMG_6457

Daha sonra porselen denedik. Bu minik beyaz kalpler çok tatlı. 🙂 Porselen boyamak için de Edding Porselen 4200 serisini kullanabilirsiniz. Sanırım 15 rengi mevcut. Ben daha önce porselen denememiştim. Kaygan bir zemin ve kalemler harika. Böyle olunca kalemi dokundurur dokundurmaz rengi zeminde görebiliyorsunuz. Ama bir o kadar da hızlı temizleniyor korkmayın. Çizim yaparken yanınızda ıslak mendil bulundurursanız beğenmediğiniz yerlerini silerek istediğiniz gibi yeniden boyayabilirsiniz. Yanlış hatırlamıyorsam 10-15 dakika içinde kuruyor. Ama kalıcı olmasını isterseniz evdeki fırında 160°’de 25 dakika fırınlamanız gerekiyormuş. Ben basit bir model denedim. En sevdiğim renk olan maviden şeritler yaptım. İnanın beyaz parlak zeminde kalemler o kadar güzel renk veriyor ki, bu basit çizim bile bence gayet iyi oldu. Fotoğrafta gördüğünüz boyalardaki atmalar ise o esnada fırınlayamadığımızdan eve dönüş yolunda olmuş. Olsun benim kalbim, onu ben böyle de severim. 🙂

IMG_6458

IMG_6459

IMG_6460

Sonraki uygulama cam! Daha önce cam boyamamıştım. Cam için üzerinde “Glass, Metal, Plastic” yazan kalemleri kullandık. Hobi-Sanat Kalemi Edding ismiyle 750-751 ve 780 olmak üzere 3 farklı uç kalınlığında temin edebilirsiniz. Renk çeşitliliği yine epey bol. Ben cam bardağı bu kalemlerle boyamadan önce mavi sprey boya ile renklendirmeyi denedim. Edding Premium Akrilik Sprey ismiyle 30 çekici renk seçeneği bulabilirsiniz. Tüm renkler ha-ri-ka! Mavinin her tonuna aşığım. “Petrol” maviyi denedim bu sefer. Bardağı sprey boya ile boyadıktan sonra üstüne az evvel bahsettiğim kalemlerle hızlıca desenler iliştirdim. Kalemler kaygan ve boyaları dolu dolu.

Not: Bardak ezilmiş plastik bardak gibi görünüyor olabilir fotoğrafta, yanlarından daraltılmış, asimetrik bir cam bardak aslında.

IMG_6452

IMG_6453

IMG_6461

Teneke üzerinde de aynı kalemlerle çalışabilirsiniz. Ben sprey boyalardan moru merak ediyordum. Beyaz minik bir tenekenin üzerinde denedim, renk çok canlı.

IMG_6450

IMG_6463

Sprey boyaları taşın zemin rengi için de kullanabilirsiniz. Ben normalde taş boyarken taşın zeminini genelde akrilik boya ve iri fırça ile kaplıyordum ama sprey boya ile kıyaslayınca ne kadar fazla emek harcadığımı anladım. Akrilik boya ile benim 10-15 dakika harcadığım işlemi sprey ile bir kaç saniyede yapabilirsiniz. Üstelik fırçanın izi kalmasın diye epey uğraşmam gerekirdi. Sprey boya pürüzsüz bir sonuç veriyor.

IMG_6448

Edding kalemleri ile ahşap üzerinde de istediğiniz gibi çalışabilirsiniz, seçenek çok! Kaligrafi kalemleri ahşap üzerinde çok güzel sonuç veriyor. İsterseniz bir kalp figürünü benim gibi sadece pastel mavi premium sprey akrilik boya ile boyayabileceğiniz gibi, isterseniz üzerini kaligrafi kalemleriyle süsleyebilirsiniz.

IMG_6447

IMG_6454

Son olarak Edding’in oje de ürettiğini söyleyeyim. Ben daha önce denememiştim. 58 renk seçeneği var. Renkler çok çekici. 🙂

IMG_6462

IMG_6464

Umarım bu bilgiler faydalı olmuştur. Daha detaylı bilgi isterseniz www.edding.com‘u ziyaret edebilirsiniz.

Benim için gerçekten çok keyifli bir etkinlik oldu. Daha evvel birlikte atölye çalışmaları yaptığımız Edding markası ile bu şekilde bir organizasyonda ilk defa buluştuk. 10marifet.org ile de sadece sanal ortamda bir tanışıklığımız vardı. Edding’in sponsor olduğu, 10marifet.org’un yaptığı bu etkinlikte en çok hoşuma giden şey ise sadelik ve samimiyet oldu. Kendi halinde, naif, eğlenceli ve samimi, amacına uygun ve abartısız. İyi ki gitmişim dedirten cinsten.

Bugün bana “İyi ki gitmişim” dedirten diğer şey ise insanlar oldu. Ben bir senedir taş boyuyorum, suluboya ve yağlı boya çalışmalarım var, son zamanlarda da ahşaba merak saldım. Bugün kahvaltıda tanıştığım diğer davetliler farklı farklı işler yapan kadınlardı. Amigurimi yapan, bez bebek diken, kolyeler tasarlayan, mandala çizen, defter yapan, yaka iğnesi tasarlayan… daha neler neler. Herkesin birden fazla ilgi alanı var diyebilirim. Ve insanlar bibirinden öğrenmeye açık. Sosyal medyadan bazen bunu hissedemediğimiz zamanlar olabilir ama aslında yüreği geniş ve sevdiği şeyle uğraşan güzel insanlarla dolu etraf. Bunu bir kere daha farkettim.

Hepimizin bir hikayesi var. Kimimiz bir şirkette çalışıyoruz, kimimiz öğretmen. Kimimiz ev hanımıyız, kimimizin hobisi asıl işi haline dönüşmüş. Bazısı satış yapıyor, diğeri eşe dosta hediye olarak veriyor yaptıklarını. Biri tek bir alanda ustalaşma yolunda, bir başkası farklı alanlarda denemeler yapıyor. Hepsi birbirinden değerli ve anlamlı. Bir tane doğru yok. Bir tane formül yok yani bu işte. Ve bu harika bir şey! Bu buluşma bu anlamda sadece ürünleri tanıdığım ve denediğim bir buluşmadan çok öteye geçti benim için.

Tüm bunları düşüne düşüne döndüm eve. Yapmak istediğim yeni şeylerle ilgili daha da cesaretlendim. Denemek istediklerimi illa ki belli bir formülün içine oturtmaya ihtiyacım olmadığını hissettim bir kere daha. Ve bu çok iyi geldi. El becerisini kullanmanın ve üretmenin tek bir şekli ve yolu yok. Buna merak salan insan sayısı kadar farklı yolu var sanırım. Binlerce insanın beğenmesi de değil amaç. Kalbinden ve ruhundan akanların vücut bulması bence tüm bu üretimler.

IMG_6455

Bu arada dönüş yoluna geçtiğimde radyoda çıkan ilk şarkının sözleri şöyleydi: “Çizdim kendi aklımca hayatın resmini, bi’şey bilmezdim aslında karıştım tüm renkleri. Hata yaptım tabi.” Gülümsedim kendi kendime. Açtım son ses, eşlik ettim. Üretirken de hatalar yapıyoruz ama en güzeli vazgeçmemek. Kendi aklımızca, kalbimizce çizmek, boyamak, dikmek, örmek, üretmek… Tüm bunlar sizce de ruha çok iyi gelmiyor mu? Tüm bunlar aynı zamanda terapi değil de ne? 🙂

Dün internette bir yazıya denk gelmiştim, bugünkü kahvaltıdan sonra daha da anlamlı geldi. Şöyle; “Herhangi bir şeyde ustalaşmak için binlerce saat ( bilimin söylediğine göre 10.000 saat ) uygulama gerekir. Bu dirayete çok az insan sahip olduğundan her konuda ki usta sayısı çok azdır. O yüzden olmadı deme, sürem dolmadı deyip devam et.” (Kerem Ali Altınkaya) Çok güzel bir yaklaşım değil mi? Olmadı deme, sürem dolmadı de, devam et. Amaç illa ki o kadar saati doldurmak değil elbette ama güzel olan o yolda adım adım, istikrarla devam edebilmek. O yüzden kendime bir kere daha söz verdim. Yılmak, darılmak, vazgeçmek yok. Üretmekten keyif aldığın şeylere sen kendince, kendi dilince devam et.

Not: “Marifetli Kahvaltı” başlığı etkinlik için belirlenen hashtag’tir. Instagramda #marifetlikahvaltı diye aratabilirsiniz.

İmza: Marifetli 🙂

IMG_6465

2 comments

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir